21/2/2009 · Kategori: Edebiyat / şiir
Gözlerimin önünde hep ayni beyaz ev
Her dag yamacina kurdugum,
Beliren her su kenarinda,
Pembe damli, yesil pancurlu, balkonlu,
Balkonuna tirmanan srmasik
Gece pencerelerinden sizacak isik,
Kisin tütecek bacasi.
Kapiyi ittiginde calacak bir cingirak
-Duyuyorum o sesi simdiden-
Gececegin yol, cikacagin üc basamak,
Ellerinden siyirp atacagin eldiven,
Her halin, gülüsün, kokun, bütün ruhunla sen!
Ah, bütün bir ümür birakmiyacagim el,
Oksayacagim sac, dinliyecegim ses,
Bakmakla doymiyacagim yüz...
Acik pancurlardan o gün dolacak gündüz,
O günkü hava,
Bir kapiyi acman, dolasman sofada,
Sasiracagim: Böyle gezinen kim?
-Evim! Evim!... Ellerimle asacagim
Camlarina perdelerini.
Yatak odasinda düsünecegiz bir an
Iki kisilik karyolanin yerini...
Yatak odamiz, yemek odasi kiler
Raflarinda ellerinle yapilmis receller.
Karsi karsiya oturacagimiz sofra,
Sürahide isildiyan su,
Yazin rüzgara koyacagimiz testi;
Senin yatacagin ögle uykusu
Saracak bir yandan cardaktaki üzümler
Kah esecek rüzgar, kah dinliyecegiz yagmuru,
Kah karlarla bembeyaz kesilecek cimenler.
Hep gecirecegiz icimizden:
Hayat beraber, ölüm beraber...
Su göklerin altinda,
Olacagiz o kadar bahtiyar
Ki cikip mezarlarindan annemiz babamiz da,
Beyaz evimize yerlesecekler,
Uzun kis geceleri onlar da aramizda.
ZİYA OSMAN SABA
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır
