21/2/2009 · Kategori: Edebiyat _ siir



BEYAZ EV

Gözlerimin önünde hep ayni beyaz ev
Her dag yamacina kurdugum,
Beliren her su kenarinda,
Pembe damli, yesil pancurlu, balkonlu,
Balkonuna tirmanan srmasik
Gece pencerelerinden sizacak isik,
Kisin tütecek bacasi.

Kapiyi ittiginde calacak bir cingirak
-Duyuyorum o sesi simdiden-
Gececegin yol, cikacagin üc basamak,
Ellerinden siyirp atacagin eldiven,
Her halin, gülüsün, kokun, bütün ruhunla sen!
Ah, bütün bir ümür birakmiyacagim el,
Oksayacagim sac, dinliyecegim ses,
Bakmakla doymiyacagim yüz...

Acik pancurlardan o gün dolacak gündüz,
O günkü hava,
Bir kapiyi acman, dolasman sofada,
Sasiracagim: Böyle gezinen kim?
-Evim! Evim!... Ellerimle asacagim
Camlarina perdelerini.
Yatak odasinda düsünecegiz bir an
Iki kisilik karyolanin yerini...
Yatak odamiz, yemek odasi kiler
Raflarinda ellerinle yapilmis receller.

Karsi karsiya oturacagimiz sofra,
Sürahide isildiyan su,
Yazin rüzgara koyacagimiz testi;
Senin yatacagin ögle uykusu
Saracak bir yandan cardaktaki üzümler
Kah esecek rüzgar, kah dinliyecegiz yagmuru,
Kah karlarla bembeyaz kesilecek cimenler.
Hep gecirecegiz icimizden:
Hayat beraber, ölüm beraber...

Su göklerin altinda,
Olacagiz o kadar bahtiyar
Ki cikip mezarlarindan annemiz babamiz da,
Beyaz evimize yerlesecekler,
Uzun kis geceleri onlar da aramizda.

   ZİYA OSMAN SABA

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

15/2/2009 · Kategori: Memleket _ Mersin _ Mut



   Mut-Karaman yolunun 20. km'sindedir. Anayoldan 3 km'lik bir yolla ulaşılır. Orta Toroslar'da yaklaşık 1000-1200 m. yükseklikte ve Göksu Vadisi'ne bakan dik bir yamaca oturtulmuştur. M.S. 440-442 yıllarında yapılmış olduğu tahmin edilen Alahan Manastır ve Külliyesi, batı kilisesi, manastır ve doğu kilisesi, kayalara oyulmuş keşiş odacıkları ve çevredeki mezarlardan oluşmaktadır. Bu kilise binası, Ayasofya Müzesi ile ortak mimari özellikler taşımaktadır. Kilisilerin süslenmesinde usta bir taş oymacılığı gösterilmiştir. İlk kilise korint başlıklı iki dizi sütunla üç nefe ayrılmıştır. Narteksten ana mekana geçit veren kapının atkı ve yan dikmeleri kabartmalarla süslüdür. St.Paul, St.Pierre figürlerinden başka, bir çelengi taşıyan altışar kanatlı Cevbrail ve Mikail'in, simgesel yaratıkları ezişi, kükreyen aslan, kartal ve öküz sembolleri, incil yazarlarının tasvirleri, üzüm salkımları, asma yaprakları ve balık motifleri zengin bir şekilde tasvir edilmiştir. Alahan Manastırı'nın karşısında bulunan Mağaras Dağının tepesinde de aynı döneme ait bir başka kilise bulunmaktadır. Mağaras kilisesi'nden bugün az bir yapı a
yakta kalabilmiştir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

15/2/2009 ·



Birgün daha bitti.
Ufukta yeni batan güneşin kızıllığı duruyor hala.
Ve ay güneşin görevini almak için bekliyor,
Yıldızlar da ay a eşliketmek için...
Birgün daha bitti ve belki hayattaki son günlerimiz
Kaybolup gidiyor sezdirmeden bizlere.
Yapamadıklarımız için, içimizdeki keşkeler için
Ek süre tanınmayacak hiçbirimize
İyisi mi daha geç olmadan biryerlerinden tutmalı hayatın,
Güneşin güzelliğini farketmeli,yıldızlara sevdalar yükleyip,
Sahiplerine ulaştırmalı. Seni seviyorum demeli, affetmeli herkesi,
Aşkın değerini bilmeli... Bir gün daha kaymadan yüreğimizin ömründen
''keşkeleri iyikilere çevirmeli''
 Son gündür belki de deyip bir günü de dolu dolu eskitmeli..
Asla farkına varamıyoruz ama yarın geriye kalan ömrümüzün ilk günü!

Yorum (2) Yorum yaz!

11/2/2009 · Kategori: Ogrenci kosesi





Üniversite öğrencisinin günlüğü
Sınav haftasından manzaralar!

      Manzara 1: Vize haftasından bir hafta önce… Derse ara sıra uğrayan bir öğrencinin tutuştuğu andır. İstikamet, ders notlarının olduğu fotokopici Necmi Abi.
Necmi Abimiz yüzlerce sayfa ders notunun fotokopisini çeke çeke ortalama bir öğrenciden daha iyi konulara hâkimdir. Hatta her bahsine varım Necmi Abi vizelere girse çanı yükseltiyorsun diye birçok öğrencinin sert bakışlarına maruz kalabilir. Bazı üniversitelerde dayak bile yemesi kuvvetli bir ihtimaldir. (Bu arada Necmi Abi, hayalî bir kahramandır.)

      Manzara 2: Önemli bir dersin vizesinden birkaç saat önce… Farz edelim halk otobüsüyle okula gidiyoruz. Haftalar öncesinden çalışılması gereken dersin yüzüne bakmayıp ne okursam kârdır mantığıyla otobüste bakılması olmazsa olmazlarımızdan! Elimizdeki notlar ve kafamızdaki bilgiler çorba olur genellikle. İneceğimiz durağın gelmesini istemeyiz bir türlü. Otobüste çalışıp sınavdan yüksek not alan yok mudur? Elbette vardır. Ancak arkadaşları arasında isabetli atış yapmasıyla ün yapmıştır!

      Manzara 3: Bir güne 3 vize sığdıranlar… Kâbustur. Günün sonunu görmek için adaklar adanır. Genellikle alttan ders alan öğrencilerin ortak kaderidir. Bir sınavdan diğerine koşarken “Kendim ettim kendim buldum” türküsünü mırıldayan birisini görürseniz bilin ki, o gün, o öğrencinin birden fazla sınavı vardır! 3 ders (bkz. Sosyoloji, toplumsal yapılar ve tarihsel dönüşümler, anayasa hukuku) için kopya hazırlayan, sonra da o kopyaları birbirine karıştıran (ve de sınav kâğıdına aynen geçiren) öğrenci modeli sıklıkla görülmekte...

      Manzara 4: Üniversitenin ilk yılı... Lisede sık sık yaşadığımız sınavların ertelenmesi ancak olağanüstü durumlarda görülür. Örnek? Hazırlık sınıfını okuyorsunuz. Hazırlık binanız yeni yapılmış. Hatta henüz bitmemiş, bir yandan inşaatta. Tam da ne güzel sıfır binada ders görüyorum mutluluğunu yaşarken… Çevre düzenlemesi yapan bir iş makinesi yanlışlıkla (!) binanın doğalgaz borusunu patlatıyor. Ve sınav haftanız erteleniyor. Sebep? Teknik üniversite teknik nedenlerden dolayı bir hafta tatil!

Bir üniversitelinin olmazsa olmazları…
      İndirim: “Öğrenciyim be abi indirim yapamaz mısın?” demagojisini üniversitenin ilk yıllarından itibaren öğreniriz. Bir üst sınıfa geçtikçe bu alanda uzmanlığımız artar! Nedense liseli yıllarımızda hiç aklımıza gelmedi.
Tabii bu demagoji her zaman işe yaramaz. Hatta başımıza bela bile olabilir. Mesela son model arabasını yıkattıran bir öğrencinin oto yıkamacısına; “Öğrenciyim be abi indirim yapsana” demesi incelenmesi gereken bir vakadır.

      Burs: Elimizde öğrenci belgesi, vesikalık fotoğraf, ikametgâh, babanın maaş bordrosu, adlî sicil kaydı ve daha nice belgeyle burs ararız. Aslında adını ilk defa duyduğumuz belgeleri nereden nasıl alınır gibi hayati vatandaşlık bilgilerini öğrenmemiz hiç de fena olmaz! Burs bulamayanların tesellisi; “En baba burs, babadan gelen burs” sözüdür. Bazıları ise okuldan mezun olmayı hiç istemez. Zira mezun olup işe girince öğrenciyken aldığı bursun yarısı kadar maaş almaktan korkar!

      Öğrenci işleri: Araştırmalara göre öğrenci milletinin kampüs içinde kantinden sonra en çok yolu düştüğü mekân öğrenci işleriymiş. Belki merak edersiniz diye: Vize-final haftası haricinde öğrencilerin en az yolu düştüğü mekân ise kütüphanelermiş! Öğrenci belgesi, transkript, gibi bilumum üniversiteyle ilgili belgeleri öğrenci işlerinden temin edebiliriz ancak. ‘Bugün git, yarın gel!’ gibi durumlar üniversitesinden üniversitesine göre değişir diyorlar.

      Vize-final: Vize-final haftaları biz öğrencilerin kâbuslu günleridir. Sabahlayıp, bir 5 dakika kestireyim diyen sonra da sınavı kaçıran arkadaşlarım çok olmuştur! Bir üniversitelinin başına gelen en kötü şey sadece bu değildir. Örneğin, günlerdir bir dersin sınavına çalışırsın. Hiç kitabın yüzüne bakmamış, sınıf arkadaşının şuradan soru gelebilir tahminine; “yok abi oradan gelmez boşuna çalışma” cevabı verirsin. Ama ne hazin ki hoca 2 soru sorar ikisi de o sayfadan. Bizzat yaşanmıştır!

      Dersler: İstediğin hocadan ders alamazsın… Kredi yetmez… Seçimlik derste kontenjan bitmiştir… Ders kayıt haftası harbiden çile bülbülüm çile dedirtecek bir haftadır. Sağ salim derslerini seçtiğinde derin bir nefes alırsın! Okulu 8. seneye uzatan aynı bölümden birisine; “Neden bu kadar uzadı, dersler çok mu zor?” gibi bir soru sorduğunuzda… “Çift dikiş gidiyorum ve daha iyi öğreniyorum.” yanıtını alabilirsiniz. İnanmayın…

Kaynak: Zaman


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

10/2/2009 · Kategori: Edebiyat _ siir





ALDANMAK

Bana bir şeysin deme ne olur...
Bir şey olduğumu sanıyorum,
Aldanıyorum....

Aldanışlar  dolu  Dünya...
Alışmışız aldanmaya,
Aldanmaya meyyalim...

Bana , Bir Şeysin  !! Deme, ne olur...
Hiç olmazsa , Sen !! Aldatma.....

Hiç olmazsa ?
Ben nasıl olmuşum ?
Hiç var ki, ben olmuşum.

Bana bir hiçsin deme  ne olur...
Bir  Hiç olduğumu sanıyorum,
Aldanıyorum...

Aldanış temelli Dünya...
Temelde takılmışım,
Aldanmaya  teşneyim...

Bana,  Bir Hiçsin  !!  Deme, ne  olur...
Hiç olmazsa , Sen !!  Aldatma.....

Hiç olmaya adayım...

Dostumsan eğer ;

İyi bir “ Hiç ” olabilirsin !! De ..............

  VEYA ;

“ Bırak bu işleri ” Diyebilirsin...

SAVAŞ   KOÇ

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

5/2/2009 · Kategori: Edebiyat _ siir



MUTLU AŞK YOK Kİ DÜNYADA

Aslında hiçbir şey kâr değil insana
Ne gücü ne zayıf yanları ne de yüreği
Gölgesi bir haç gölgesidir kollarını açsa
Ve kırar göğsüne bastırırken sevdiği şeyi
Tuhaf bir ayrılıktır hayatı kapkara
              Mutlu aşk yok ki dünyada

Hani giydirilmiş erler bir başka yazgıya
İşte o silahsız askerlere benzer hayatı
Sabahları o yazgı için uyanmış olsalar da
Tükenmiştirler ve kararsızdırlar akşamları
Söyle yavrum şu sözleri ve sakın ağlama
              Mutlu aşk yok ki dünyada

Güzel aşkım tatlı aşkım çıbanım derdim
Yaralı bir kuş gibi taşırım seni şuramda
Ve görmeden bakanlar şu halimize bizim
Süzdüğüm sözleri söylerler benden sonra
Ve her şey der demez ölür iri gözlerin uğruna
              Mutlu aşk yok ki dünyada

Yaşamayı öğrenmek bizimçin geçti çoktan
Ağlasın gece içinde kalplerimiz yan yana
En küçük şarkıyı mutsuzluktur kurtaran
Her ürperiş borçlu baştan bir hayıflanmaya
Ve her kitar havası beslenir hıçkırıkla
              Mutlu aşk yok ki dünyada

Acılara batmamış bir aşk söyle bana
Yıkmamış kıymamış olsun bir aşk söyle
Bir aşk söyle sarartıp soldurmamış ama
İnan ki senden artık değil yurt sevgisi de
Bir aşk yok ki paydos demiş gözyaşlarına
              Mutlu aşk yok ki dünyada
              Ama şu aşk ikimizin öyle de olsa
                        
                   LOUIS ARAGON

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

5/2/2009 · Kategori: Edebiyat _ siir



Lodos

Lodos gibi girdin dünyama
Sıcacık oldu ortalık
İçimde bir fırtına , lodos dindi,
Bir yağmur başladı ki sorma

Oya Özpoyraz

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

mihrali3.mp3 -